Cumartesi, Temmuz 21, 2012

mekan:Juno


#Bahçesi olsun
#Şehrin içinde ama sessiz sakin olsun
#Şahane limonatası olsun
#Hızlı servisi olsun
#Yemeklerde lezzetli olsun pek tabi ve ilave benzeri güzellikte şeyler olsun …
Yaz aylarında bir mekanda aradığımız şeyler bunlar ve türevleri işte.Bu özelliklere uyan mekanlardan biri de “Juno” .


Mekan ile ilgili yazılan yazıyı okumak için linki tıklayınız.

Cuma, Haziran 29, 2012

siz de gelin

Herkese merhaba,

Bir şeyler daha iyi ve güzel olsun diye artık modagoretakil.com üzerinden post paylaşmaya devam edeceğim.Şimdilik alışma turlarındayım, beni yalnız bırakmazsanız pek mutlu olurum:)

Site açma işine girişmemim en büyük nedenlerinden birisi de birbirinden farklı bin tane hesapta yazı yazmak yerine hepsini bir çatı altında toplayıp, derli toplu bir iş olsun isteğimdir.Umarım her şey de yolunda gider.
Heyecanlıyım, mutluyum, siteye alışmaya çalışıyorum bunun gibi çeşitli haller yaşamaktayım.

Blogspot'u komple kapatıp gitmedim daha, alışma sürecini atlatana kadar, sitede yer verdiğim postları buraya da gireceğim.Sonra zamanla hoppp , yeni siteye :)
Böyle işte... Yeni sitede bekliyorum hepinizi:) Yorumlarınızla destek olursanız da çok memnun olurum.Görüşürüzzzzz

Cuma, Haziran 01, 2012

açıldılar


Açılışlar, "açılmasına daha çok var" olanlar, açılalı çok oldular...

Documentarist'in açılış kokteyli vardı dün.Üç Kağıtçı Nine ile başlangıç yaptılar,Fransız Kültür Merkezinde.Erik yedik biraz ayrıca.


Bir başka açılış ise, İKSV'nin 40. yılını kutladığını müzik festivalinin şahane açılışı. 9. senfoni ile açılış yapan festival,( Borusan  sponsorluğunda) Haliç Kongresinden canlı yayınla Galata kulesinin dibinden olan biteni izledik. Süper fikir. Sanat, halk için neticede.

Açılmasına, başlamasına az kaldı olan etkinlik ise, tam bir can parçası. Fil'm Hafızası 'nın bir sinema organizasyonu var 11 Haziran'da.Terasa film izlemeye çağırıyorlar bizi.Şahane.Gelsenize.

Açılalı çok oldu kısmında ise, Pera müzesindeki "Goya, Zamanın Tanığı" isimli sergi.Koşarak gidiniz bence.
Bir de The Darjeeling Limited'i izledim.

Durumlar böyle şimdilik.İyi  hafta sonları olsun herkese.

Çarşamba, Mayıs 23, 2012

bir film: little white lies


Bu filmi benim için çektiklerini düşünüyorum,  izlediğim günden beri. Filmin iyi olup olmama kriteri olarak benim beğenme durumum dikkate alınacaktır muhtemelen.Tüm ekibe böyle bir incelik gösterdikleri için çok teşekkür ederim.


Uzun yıllardır birbirini tanıyan kalabalık bir arkadaş grubunun, her yıl yaptıkları rutin tatil günlerine şahit oluyoruz.Birlikte çok eğleniyorlar, yemekler, aşklar maşklar...

(Yazı , eşi dostu, kumu güneşi, özleyenler izlemesin hatta bu filmi)

Fakat bu tatil , daha önceki tatillerine pek benzemeyecek sanki.Tatilin kapanışını nasıl yapacaklar ki ? Bence "Little White Lies" hemen izlenmeli.Müzikleri ise dilden hiç düşmemeli.Soundtrack'i nefissss.

Aşağıda da bir video var işte.






Salı, Mayıs 08, 2012

-----------------------------------



Birebir tanımadığın birinin ölümüne çok üzülmek , nasıl bir şey ki.

Yönetmen Seyfi Teoman geçirdiği motorsiklet kazası sonucu komadaydı birkaç haftadır.Ne yazık ki yaşamını kaybetmiş bugün.Yukarıda en son çektiği filmin, "Bizim Büyük Çaresizliğimiz"'in fragmanı var.Filmin ismi,  içinde bulunduğumuz durumu özetlemekte.Filmde, "Nehir" karakteri kelebek değiliz diyor ya,  yok kelebeğiz biz.Her şey 1 günlük işte.


sanki her şey bir masal


Masallar, ninniler, iyiler , kötüler , korkunç yaratıklar , bir de şahane müzikler.Pan's Labyrinth filminde fazlası var eksiği yok elbette ki. Soundtrack'inde ki parçaları da döndür döndür , ayıla bayıla dinlemekteyim.Sebebi tabi ki filmin züperliği.

Bahsi geçen müziklerden biridir şu: Lullaby 

Çarşamba, Mayıs 02, 2012

ünlem ve soru işareti


Konsantre olamamak ne kadar da acı bir şey!!!Halbuki zihnim de dalgalanmalar olmasa şahane olacak gibi.

 bir hafta için de üç tane kitabı, iki filmi, pek çok diziyi.. yarıda bıraktım.bunlar işin incik-boncuk tarafı belki.Ama mecburi yapılacak işlerde de aynı bozukluk görülmekte.

 bir yazı yazmam lazım,bir şeyler okumam-araştırmam da lazım.pof.

Ne yapmak lazım?


Cumartesi, Nisan 28, 2012

İstanbul'da İstanbullu bir turist 4

Ayasofya Müzesi,

 Dünya'nın sekizinci harikasını görmek bugünlere kısmetmiş.Peyy. Utanç doluyum, bu kavuşma anını yıllarca ertelediğim için. Müzenin yıl "527" de yapılmış olması tüyleri diken diken yapma hadisesidir.


Yapı, 916 yıl kilise olarak kullanılmış.Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u almasıyla da cami olarak kullanılmaya devam edilmiş 482 yıl boyunca.1935 yılından itibaren de müze olarak kullanılmakta.Farklı dinlerin birleştiği bu müze de etkilenmek sözcüğünün hakkını verdiğimi düşünüyorum.Pılımı ve pırtımı toplayıp Ayasofya Müzesine yerleşme fikrindeyim.Çevremizde var olan betonlar arasında yaşamak çok saçma .



Dostlar , sizde benim gibi bu zamana kadar gitmediyseniz daha fazla ertelemeyin derim ben.
 Ayrıca o kadar büyük ve bir o kadar da güzel bir yer olduğundan fotoğraf çekerken neyi,nasıl çekeceğimi bilemedim, her taraf ayrıntı dolu.Of of of. "Doyamadım" , derim son olarak.



(Yahu bir de müzeyi neden  4'te kapatıyorsunuz? .Kaç kere kapısından döndüm 4 te kapandığını unutup hem de.Sevgili yetkililer, 4 çok erken.)

Tavsiye 1: Sabah erken saatlerde gitmek lazım."Kuyruklara, turistlere, çoluklara çocuklara  yakalanmamak en temizi.

Tavsiye 2: Uzun bilet alma kuyruğunda  beklememek için müze kartınızla gidiniz bence.Hiç bekletmeden içeri alıyorlar kartla beraber.

Ziyaret saatleri  başta olmak üzere resmi bilgiler için Müzenin sitesinin linki buradadır.



Perşembe, Nisan 26, 2012

bir film: adaptation

 Adaptation...

Ben saksı değilim!!!!!!

Ağır ilerleyen tatlı bir film.Filmi izlerken yer yer sıkılmalar görülse de bünyemde, sonuna kadar izledim ve filmin tatlı olduğuna karar verdim.Filmde kullanılan müzikler de aynı tatlılığa sahip. (Acaba kaç tane tatlı sözcüğü sarfettim)


Pazartesi, Nisan 23, 2012

bir şeyler ya da çok şeyler


Pazartesinin tatil olması şahane bir güzellik.Bugün izlemek istediğim filmler var sol köşede,

hava güzelken kapı önü masalarına oturmak istediğim kafeler var , büyük londra otelinin de terasına gitmeyi dört gözle beklemekteyim.Pek güzel bir manzarası var.

Sarayların deniz kenarı kafetaryaları her zaman candır.Öyle böyle değil.

"Amman koca bir gün ne yapsam ki" derken gün bitiveriyor ya bu da işin pis yanı işte.

Müzik..... Bodrum -bodrum




Pazar, Nisan 22, 2012

bugünün geçmişi






Hazır hava açmışken, biraz şehir gürültüsünden uzaklaşıp , değişiklik olsun diye Belgrad Ormanına gidelim dedik, gittik işte.

Tamam , orman şahane, kuşlar muşlar, bulutlar mulutlar doyumsuz... Lakin , o son ses açılan müzikler ne olacak acaba.cık cık cık..

Müziksiz yapamıyoruz toplumca!!! Biraz sessizlik, size de iyi gelirdi halbuki.

Hımm, derbi var bu akşam bir de.Galatasaraylıyız.Evde ki ses bu akşam hiç bitmez.İyi ki yarın tatil.

Neyse ben şu parçayı dinleyeyim biraz...

Cuma, Nisan 20, 2012

günlerden cuma



Konak Kafe nin terasının böyle bir manzaraya sahip oluyor oluşu "Neresi İstanbul?" sorusuna net bir cevap bence.Almışlar zamanında iyi ki bu şehri.

Haftasonu güneşli gibi havalar, gitmediyseniz Galata'da ki kafeye bir uğrayın derim.

"Oraya çok gittim,başka mekan arayışındayım" , derseniz , Grizine 'de yazdığım Karabatak Kafe ile ilgili yazıya bir bakın isterseniz.Orası da pek güzel.

Bir de 28 Nisan'da açılacak olan "Masumiyet Müzesi" ne bir uğramak lazım önümüzde ki günler.Kitabımızı kapıp gidelim Çukurcuma'da ki müzeye.

Online bir şeyler okumak isterseniz de "Blank-Mag" isimli derginin yeni sayısı çıkmış.Yenilenen playlist ile şahane bir sayı gibi durmakta.

Youtube'da da bahsi geçen kafelerin fotoğraflarından bir slayt var , joss stone -love eşliğinde.

Böyle şimdilik.Sevgiler herkese.



Salı, Nisan 17, 2012

tane hesabı


Sol baştan sayarsak,

*Şahane bir insandan hediye gelen 1 tane Coco Chanel defter.
*Yeniden izlesem mi diye düşündüğüm "Lütfen Beni Öldürme".
*Bir heves okumaya başladığımı "Tam Benim Tipim" . Bir font kitabı.Çok zevkli.
*Bir tane bilezik.
*Bir tane USB
*Bir tane lipstick
*Bir tane Stabilo.Stabilo candır.
*Bir tane de çizim kalemi.

Toplam da 8 tane mavisi bol olan bir şeyler var işte. Bir de şarkı var Soley'den. Blue Leaves


Pazartesi, Nisan 16, 2012

deniz-meniz



Video çektim bir tane, düzenleyeyim dedim bir de lakin istediğim gibi olmadı .O zaman videoda olan şeyleri fotoğraflarından slayt yapayım dedim.Ve yaptım.

seni gördüğüm ilk günü hatırlıyorum da...


Resmi kayıtlara göre "Ekim Düşü" filmi, ilk göründüğü filmdir Jake Gyllenhaal'in.Lakin 2001 yılında oynamış olduğu Donnie Darko, Jake isminin bilinirliğini bağıra bağıra duyuran film olduğundan ve benim de Jake ile tanışmama vesile olmasıyla bu postta yer alan film olmuştur:) Uzun cümleler, en sevdiklerimdendir bir de:)

Jake'i sevmekteyim şahsen.Kardeşi Maggie de aynen sevdiklerimdendir:)

Hoşçakalın.

Pazartesi, Nisan 09, 2012

evet, yine !!!




Duvara Karşı'nın en şahane sahnesi.
Başroldekiler: Biber dolması-rakı sofrası ve arkada çalan müzik. "Yine mi çiçek" .

Şarkı sözleri Meral Okay'a ait.Cihan Okan söylüyor.. "Haber etsek o yare, gelse Bomonti'den, şereflendirse bizi.."


Perşembe, Nisan 05, 2012

bir adet gözlük



Google'ın üzerinde çalıştığı gözlük projesi.Pek talı bir iş. Video,  gözlükle geçirilen bir günü anlatıyor.

Cumartesi, Mart 31, 2012

the good heart




"İyi bir yürek" sahibi olunca insanın başına neler gelmez ki...

Bu devir de "kötü bir yürek" daha geçerli gibi kimileri için.

Dagur Kari'nin (Noi Albinoi filminden hatırlayabilirsiniz) 2009 yapımı filmi "The Good Heart" pek güzel pek.

Pazar, Mart 25, 2012

kim bilir..



Belki kahve içerim bir yerlerde bugün,kapı önünde masası olan herhangi bir yerde.

Belki evden çıkmam,gözlerim bozulana kadar dergi okur,yazmam gereken yazıları yazmaya çalışırım!!

Belki ,tamamen arkadaşımı görmek hissiyle, taksim gezi parkında ki şenliğe giderim .Siz de gitmek isterseniz 13:00-19:00 arasında aklınızda olsun.

Belki de "şu filmi artık izle" klasörümde ki filmleri izlemeye çalışırım.

Neyse bilemedim şu an.. Müzik ister misiniz? Girl, You'll Be A Woman


Çarşamba, Mart 21, 2012

seni gördüğüm ilk günü hatırlıyorum da...


Merhaba .

Oyuncuların "ilk filmlerini" yazmak istiyorum buraya:) "Patlamalarına" vesile olan ilk film ya da resmi anlamda ilk filmlerini yazsam,Natalie ile başlasam mesela.

1994 yılında Luc Besson tarafından çekilen Leon: The Professional 'da göründü sevgili Portman ilk olarak.Ne de iyi olmuş.14 yaşında, dünya çapında bir "görünürlük" kazandı böylelikle Mathilda rolüyle.Görmelere ve sevmelere doyamayız onu.

Aşağıdaki videoda filmin son sahnesinin anısına paylaşılmıştır.


Çarşamba, Mart 14, 2012

torku - biscolata



Torku erkekleri ,Bickolata erkeklerine karşı!!!

Torku markasının yeni reklam filminde yer alan ve sünnet merasiminden kaçmaya çalışan "çocuklar" ile Biscolata reklamında ki hizmette kusur etmeyen "çocuklar" karşı karşıya. Biscolata'ya yeni rakip olsun Torku da ki "çocuklar".Ya da onları rakip yapmayalım, Torku reklamı, Biscolata erkeklerinin çocukluğunu merak edenler için çekilmiş diye varsayalım.Öyle olsun,evet.

Salı, Mart 06, 2012

L'Odyssée de Cartier



Cartier markasının(mücevher) son reklam filmi.Filmde ki müziğin güzelliği ve kare kare her an züper olmuş.
Yapım aşamasının neden 2 yıl olduğu çok açık.Bir ton emek var,ben bile buradan anladım:)

Pazar, Mart 04, 2012

Cumartesi, Mart 03, 2012

Çarşamba, Şubat 29, 2012

esinlenme

Birkaç zamandır tv'de HSBC'nin son reklamları dönüyor.Görüntüsünde fluluk olan bir adam var hani.Tabi bunun Woody Allen esinlenmesi olduğu çok aşikar,yani bence.Yıllar yıllar önce Allen'ın çektiği "Deconstructing Harry" filminde böyle bir sahne mevcuttur,Görüntüsünde netlik olmayan adamı da Robin Williams canlandırmakta.Lezizzzzzz



pin tablosu


bayıla bayıla kullandığım pinterest hesabımı sizlerle de paylaşmak isterim dostlar.Tıklayınız isterseniz.


Salı, Şubat 28, 2012

mutluyum, devam et





Galeri Işık da ki "mutluluk fabrikaları/ticari yapılar üzerine bir sergi" sergisine ait üstteki kareler.
Nihayet gidebildim.Şahaneydi.Her tarafımızı saran ve aslında bizi hiç de mutlu etmeyen binalara gönderme yapılmakta bu sergide.

Bizi görüntü ve düşünce açısından yoran binalar ve diğerleri,pek çok bina burada.Sebepleri-sonuçları da yanlarında.Çok yalın ama güçlü bir iş olmuş.17 Mart'a kadar gidiniz bence.

Nişantaşı Işık Lisesinin hemen girişi.Teşvikiye camii'nin yanı hani.Pazar hariç her gün açık.Akşam 8'e kadar ücretsiz gezebilirsiniz

İzleyiciler

Bumerang

Bumerang - Yazarkafe

playlist

Bumerang - Yazarkafe
Blogger tarafından desteklenmektedir.

daha bir sürü bir şey var